pink black

2013- 2014 Kış Sezonundaki Tarzlardan Bahsedelim Bu Yazımızda…

pink black

Moda tabirini kullanmayı çok sevmiyorum. Fakat bugün giyim-kuşam, tasarım, popüler renklerden bahsetmek istediğimizde “moda” kelimesi TABU oyunundaki gibi, tabu kelimeyi kullanmadan kendisiyle ilintili anlatılanlar üzerinden anlaşılan bir fenomen haline geldi. 

Böyle olunca, bugün, tabu kelimeyi kullanmadan giyim-kuşam üzerine nasıl konuşulur henüz bir fikrim yok, ama pek de İslami olmayan moda kelimesini başka bir konseptle değiştirmenin zamanı geldi diye düşünüyorum.

Tabi ki bugünkü güncemizin konusu bu değil. Fakat 2013-2014 kış sezonundan bahsetmek istiyorsak, aslında “bu kış ne moda?” demek istiyoruz. Dolayısıyla kısa bir şerh düşmek istedim. 

Moda dünyasını bugün tamamıyla Batı yönlendirmekte. Bu yılın trendlerinden olan “Church&State” (kilise ve devlet) teması bunu aşikar kılıyor. Belki tamamıyla demek hatalı olabilir; zira Katar kraliçesi Şeyha Muzha’nın insiyatifiyle moda dünyasının önde gelen ikonu Valentino’nun (bu arada benim TOP-3’imde yer alır) Katar Devleti tarafından satın alınmasıyla pek yakın zamanda, Doğu Dünyasının da “moda trendler” üzerinde söz sahibi olacağını tahmin etmek hiç de güç değil.

Ne diyorduk; bu kış, moda dünyasını kasıp-kavuran trendler 
neler? Bu trendlerin, bizcesini nasıl yorumlayabiliriz? 
Tartan tamam da pankçı (punk'd) akımı yorumlamasak da mı 
saklasak? Aslında beyazla birlikte -ve de 
çoğunlukla siyahla- kombinlenen renklerden oluşan desensiz 
kumaşların kullanıldığı "kilise&devlet" isimli trende ne 
demeli? Sanırım en müteyakız olmamız gereken trend ise 
"menwear's moment" olarak tabir edilen, giyildiğinde daha 
çok erkeği andıran bir görünüm kazandıran feminize edilmiş
smokinleri içeriyor.

Evet bugün artık herkes, herşey “trendy” olmalı, aksi halde bullying veya mobbing mağduru olabiliryorsunuz. Maalesef modern dönemin dayattığı bu fenomen, giyim kuşam konusunda da özellikle bayanları paryalamış durumda. Bir bayan olarak ben de belki bu kategorideyim, ama ben faydalı olandan yana şansımı deniyor diğer bir deyişle keyfe kafi dairede ve dolayısıyla helal olanı seçiyor, veya helal bir forma dönüştürüyor, kalanını kendi haline bırakmayı tercih ediyorum.

 Güncenin başlığına geri dönecek olursak, kış sezonunun trendlerine şöyle bir göz atalım: Tartan yani ekose ön planda. Ekosenin, çok fazlı göz almayan formalarının çok rahat bir şekilde  kullanılabileceğini düşünüyorum. Ekoseyi kullanırken dikkat edilmesi gereken bir husus: tamamıyla ekoseye boğulmak yerine, ekosede  yer alan renk yelpazesinden zevkinize hitab edeni seçerek, ekose kıyafetinizi kombinlemek. 

 

Gönül rahatlığıyla kullanabileceğimiz diğer bir trend ise “the pink is the new black.” Modanın kıyafet ansiklopedisinde siyaha has, bir nevi, siyah ve olmazsa olmaz bir takım kıyafetler vardır. Bu trendle birlikte değişmez denilen bu kural değişmekte, siyah pembeye dönüşmekte. Batı dünyasındaki bayanların olmazsa olmazı olan “the little black dress”leri, siyah paltolar ve siyah döpyesler artık pespembe.

“Oversized outwear” trendi ise tam da Doğu Dünyasına uyarlanabilecek cinsten. Tam anlamıyla “oversized” tabiriyle H&M’in Maison Martin Margiela tarafından tasarlanan koleksiyonu vasıtasıyla tanışmıştım. Bayanlar için konuşuyorum, 50 beden için tasarlanmış pantolonlar, etekler ve paltoları görünce, “hımm, demek bu sezon chubby bayanları da düşünmüşler, ne güzel” diye geçirmiştim içimden. Sonra öğrendim ki bu bir trend ve gençler tarafından oldukça tutulan bir trend. 

Son olarak "kilise&devlet" olarak anılsa bile, konsept 
olarak beyaz/siyah veya beyaz/herhangi bir renk 
kombinasyonuna sahip kıyafetleri kolaylıkla 
uygulayabiliriz. Siyah ferace üzerine takılacak kendinden 
jakarlı beyaz bir eşarp, veya beyaz bir uzun pardüse vari 
tuniğin üzerine takılmış siyah bir eşarp, yada elbise olarak 
düşünecek olursak, tümüyle siyah tasarlanmış bir elbiseye 
uygulanacak beyaz gipür bir yaka bu trendi güzel bir 
şekilde yansıtan uygulamalar olacaktır. 

Özetle; moda dünyasında trend ne olursa olsun, Doğu Dünyasındaki 
yansımaları birebir olmayacaktır, olmamalıdır da. O halde 
hoşumuza giden bir trendi takip etmek adına, o trendi iyi 
analiz edip, yorumlamak ve bizcesini oluşturmak, toplumumuz
tarafından kabul edilebilirliği açısından da önemli. Aksi 
halde marjinal olmaktan öteye gidilemeyecektir. 

This entry was published on November 14, 2013 at 3:56 am. It’s filed under Günceler and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: